Saturday, August 29, 2009

Absürd


Kendime ulaşamadığımı hissediyorum bu gece. Yok yok, süslü cümleler kurmak değil niyetim. Hatta iyice soğudum fazla (gereksiz) süslü 'sözde' edebi anlatımlardan. Mecazlarla uğraşamayacak kadar karışık kafam. Ayrıca sonsuz üşengecimdir ben yaz aylarında. Kolumu kıpırdatmadan önce bile saatlerce düşünmüşlüğüm vardır hani. Hem ne gerek var gecenin bu saatinde laf salatasıyla kafa ütülemeye be kardeşim?!
Bu geceki derdim başka. Gayet normalim ben. İçmedim, depresyonda değilim, sanrılar da görmüyorum. Sağlıklıyım çok şükür! Hem bugüne kadar kim, ne yalanı mı görmüş benim? Gördüm diyenin alnını karışlarım! Ama bak, karşımdaki beyaz duvara vurmuş, sanki üstüme üstüme gelen garip gölgeler var dediğimde, inanmıyor kimse. Vallahi var! Anlatamıyorum ki... Garip bir gece.

Limitini kat be kat aşan internet bağlantım gibiyim ben de bu aralar; limitleri aştım ve artık (umarım yalnızca bir süreliğine) ne kendime, ne başkasına ne de hayata bağlanamıyorum. Umutlarsa aynen devam. ("Umut fakirin ekmeğidir" atasözünü böyle zamanlar pek severim ve tozlu raflardan çıkarıp bol bol kullanmaya özen gösteririm.)
Hele bi eylül gelsin, yeni bir ay başlasın, limitler sıfırlansın. Belki hayat da..?

No comments:

Post a Comment

siz de buyrun