Saturday, December 12, 2009

Kuyu


Derinlere doğru çıktığım o hazin yolculuğa alışmış olmalıyım. Ne de olsa, düşünebildiğim ve "ben" olabildiğim günden bu yana sık sık gidip geliyorum iki uç arasında. Özletmiyor artık kendini. Bir anda geliyor. Ve kolumdan tutup sürüklüyor o karanlık dehlizlere. Geri döndüğümde, yorgun, bitkin, tükenmiş bir ben var boş gözlerle baktığım aynadaki yansımada. Hali yok tek kelime etmeye bile. Gözlerini kaçırıyor özür dilercesine. Bense gözlerinin ta içine bakmaya çalışıyorum. Neden yapıyorsun bunu bana, söyle?! Çünkü, her yolculuk bir öncekinden daha ağır. Her yolculuk bir öncekinden daha uzun. Her yolculuk bir öncekinden daha fazla şey alıp götürüyor benden. İçi boş bir çuval kadar hissiz, gereksiz ve işlevsiz. Bir köşeye atıyor kullanılmış bedenimi. Her seferinde yitiyor bir şeyler. Ve ben giderek eksiliyorum...

No comments:

Post a Comment

siz de buyrun