Monday, March 22, 2010

Çalakalem




bulmak ya da bulamamak. sevmek ya da sevilmemek. yok bu değil. iki çizgi arası değil. bir noktadan sonsuz doğru geçebilirken, iki nokta arasındaki tek bir doğruya sıkışacak gibi değil. mutlu olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bundan ibaret değil. hayat. milyonlarca tanımlama, onbinlerce betimleme, yüzlerce mecaz belki. ama hangisi doğru? ya da hangisi yanlış? ve bunu bulmak bana mı kalmış? kimseyi duymak istemediğim zamanlar var. insanların varlığından tiksindiğim kimi zamanlar var. sonra çaresizce ihtiyaç duymak var bir de. her şey için. en zavallıca durum işte bu: muhtaç olmak. muhtaç olduğum kudreti bulmak için damarlarımdaki kan yetmiyor. 22 yıldır beynimin her bir hücresini kullandım hepsi eskidi artık bizi rahat bırak diye bağırmaktalar. yaptığım tek şey kendi yolumu bulmaya çalışmaktı oysaki. ama kimseye bağlı ve bağımlı olmadan yürüyüp gitmem için bana baskı yapan en "özgürlük yanlısı" kişi bile beni kendi doğrularına uydurmaya çalışırken, hayat çözümsüz bulmacalara dönüyor. takip edilen yolun çıkış noktası bir türlü bulunamıyor. tek bir labirent yok çünkü. her birimiz bir diğerini kendi labirentine doğru çekip duruyor: "bak burada ne var! burası çok daha güzel! Benimki seninkinden daha karmaşık. Hadi gel burada kaybolalım." duvarlar arasında kaybolmak gibi. içinden çıkması mümkün olmayan girift bir yazgı. kararlar alıp uygulamamak da bunun bir parçası. aldığım her darbede (ya da benim büyüttüğüm her anlamsız olayda) koca koca kararlar alıyorum. öyle kocaman ki bunlar altında ezilmemek mümkün değil. ve ne yazık ki kendini kandırarak da olsa yaşamaya devam etmek için, bu çamur yığınından kafanı çıkarıp bir yudum nefes alabilmek için, o "diğerleri"ne ihtiyacın var. kendi kendine katlanamamak acı. ama sanırım bundan daha acı bir şey daha var: hem kendinden ölesiye nefret edip hem de kendine delicesine hayran olmak. görüyorum. duyuyorum. yaşıyorum. ama artık konuşmuyorum bu konu hakkında. (sahi uzun zamandır ne hakkında konuştum ki?) Neyse. uzun lafın kısası: Aman Narcissus gibi olmasın sonumuz. Aman dikkat.

No comments:

Post a Comment

siz de buyrun