Sunday, April 25, 2010

Umut



Annem artık gel diyor. Gel de plan yapalım diyor.
Plan yapmak... Bu belirsizlikte öyle ütopik geliyor ki kulağa. Yine de umut dolu. Dünyada en güvendiğin ve sırtını hiç düşünmeden yaslayabilceğin iki insandan birinden, belki de en en en güvenilir olanından duyunca hele, sanki hiçbir şey korktuğum gibi olmayacakmış gibi hissettim. Her şey güzel olacak. Bana söz verildiği gibi. hakettiğim gibi. Sabrettiğim gibi. Tüm o gözyaşlarına değecek, yaşanan sıkıntılara değecek, verilen emeklere değecek, her şey çok güzel olacak.
Sahip olduğumu sandığım her şey, herkes parmaklarımın arasından minicik kum taneleri gibi sonsuzluğa doğru akıp giderken, tutunulacak en sağlam dal, sığınılacak en güvenli yer belki de, anne rahmindeki fetusun duyduğu güven ve dünyaya gelmeden önce hissettiği (bence hissedebiliyordur) heyecan gibi. Korku değil, zevkli bir kalp çarpıntısı yalnızca.


Umut.
En çok ihtiyacım olan ve en sevdiğim tarafından elimden alınan şey-di.

Umut.
Belki de geri geldi-gelecek.

No comments:

Post a Comment

siz de buyrun