Wednesday, May 19, 2010

Home Sweet Home




Evet... Artık gerçekten sonuna geldik... Tam tamına 2 hafta sonra Ankara'ya (umarım kalıcı olarak) veda edeceğim. Üzülüyor muyum? Hayır. Ama yine de her şeye rağmen bir parçamı burada bırakacağım giderken. Hayatımın en önemli 5 yılı burada geçti ne de olsa... Yaşanan onca şeyi bu şehirle birlikte bi kenara atıp unutmak bıraktıkları bütün o izlere haksızlık olurdu.
Gerçi hemen vedalaşmaya da kalkmamak lazım, hiç belli olmaz kendimi yine bu gri sıkıcı şehirde bulabilirim sonunda...

Neyse... şimdilik bu olasılıkları saf dışı edip en çok istediğim şeyin gerçekleştiğini varsayalım.

Artık yavaş yavaş da olsa yeni ev hayalleri kurmaya başladım :) Duvarların rengi, perdeler, eşyalar, kitaplık, neler neler var aklımda... Kendimi bu hayallere iyice kaptırmamak için frenlemeye çalışıyorum ama nasılsa er ya da geç artık gerçek olacak ev hayali. Orada ya da burada, içinde ben ve 5 yıldır her gün hayal ettiğim onca şey varken, ve bir de 5 yıldır çekilen yurt eziyetinin ağırlığının bir anda kalkacak olması söz konusuyken bu nerede olursam olayım gerçek olacak artık.

Heyecanlanmaya başladım bile ben!

Bulduğum güzel resimleri toparlamaya çalışıyorum aylardır evle ilgili fikir vermeleri için. Takip ettiğim birkaç blogta daha gördüm aynı şeyi ve farkettim ki biz kız milleti pek seviyoruz böyle hem zevkli, hem cici, hem hoş, hem de biraz bohem evlerimiz olsun. İçimizdeki o evcilik oynayan küçük kız çocukları ortaya çıkıyor galiba bir anda :) Şu ara ve sonrasında kendisine hizmet etmeye hazırım açıkçası, çünkü öyle mutlu, heyecanlı ve hevesli ki, onun bu hevesini kırmak istemiyorum. Her şey dilediği gibi olsun :))

İsveç'le ilgili yaşadığım hayalkırıklığından sonra kitapla birlikte güzel günler başladı. Devamı da gelecek umarım bundan sonra :)

[Sanırım bu blogta daha önce yazdığım hiçbir yazıda bu kadar "sırıtkan surat" (bknz. :) ) kullanmamıştım! :) Mutlandım :)) )]


No comments:

Post a Comment

siz de buyrun