Thursday, July 8, 2010

Palyaço korkum ve uykusuzluk


Küçükken epey tuhaf bir çocuktum ben. Bir ara gerçekten sorunlu denebilecek bir dönem geçirmiştim. Ve o zamanlarda geçirdiğim bu dönemden ailemin bile haberi yoktu.

2. sınıfa gidiyordum. Daha sekiz yaşındaydım yani. Ama inanılmaz derecede bir uyku problemim vardı. Gece herkes uyuduktan sonra bir anda uyanıyordum ve bir daha da gözüme uyku girmiyordu. Sessizce oturma odasına gidip televizyonu açıyor, sabaha kadar televizyon izliyordum; önce korku filmleri, sabah doğru çizgi filmler. Zaten sabahçı olduğum için saat 7 gibi annem uyanıyordu ve okula gönderiyordu beni.

Uyanık olduğum o geceler boyunca neler izlemedim ki... Elm Sokağında Kabus serisini ezbere bilirim o yüzden. Ama hiçbir film beni bu katil palyaçolu film kadar korkutmamış ve etkilememiştir. Filmin adını bile hatırlamıyorum. Ama konusu aşağı yukarı aklımda. Bazı sahnelerse beynime kazınmış sanki. O gün bugündür palyaçolardan nefret ederim (deliler gibi korkarım da içten içe).

Bu uyku problemim bir yıla yakın bir süre devam etti. Ama doğal olarak minicik bedenim bu yüke dayanamadı ve hastalandım (minicik derken ciddiyim; ben 5. sınıfta bile 1.26 boyunda, 26 kilo ufacık bir kızdım). Ve sonra mucizevi bir şeyi farkettim; bana verilen o ağir ilaçlardan biri feci uyku yapıyordu! Evet, evet, daha o yaşta ilaçlarla uyumaya başlamıştım. Ne zaman uyuyamasam buzdolabına gidip o mucizevi şuruptan bir kaşık içiveriyordum. O uykusuzluk hastalığı ve ardından gelen ilaç bağımlılığının sonucunda değil uyuşturucu, ot, hap ve benzeri keyif verici kimyasallar kullanmak, sigaradan nefret eden ve alkole bile epey uzak duran biri olmam oldukça şaşırtıcı :)

Şükürler olsun ki o senenin sonunda başka bir apartmana taşındık ve ben sabahtan akşama kadar sokaklarda sürttüğüm bir dolu arkadaş edindim; bu sayede akşam eve döndüğümde kafamı yastığa koyar koymaz uyuyabiliyordum. Gerçi bi ara ranzanın üst katında yattığım zamanlarda kabus görmeye başlamıştım (ya da öyle olduğuna inanıyordum) ama ranzaları ayırınca bu sorun da ortadan kalkıvermişti!

Şimdi?

Şimdi gayet normal(!) bir insanım ben... :)

4 comments:

  1. Stephen King in İT(o) kitabından filme uyarlanmış cidden rahatsız edici bir filmdir

    ReplyDelete
  2. İnanmıyorum ya çok teşekkür ederim, yıllar sonra öğrendim filmin adını ve hemen indiriyorum şimdi :) (Tabii izlemeye cesaret edebilecek miyim bilmiyorum, sadece film afişini görmek bile hala tüylerimi ürpertmeye yetiyor...)

    ReplyDelete
  3. Artik palyacoyu da ogrenince "yok artik, bu kadar benzerlik olmaz!" dedim :) sylvia plath sevgisinden tut, izmir bagina, edebiyat sevgisine, sevilen filmlere dek ne cok ortak sey buldum okurken. Palyacodan korkmak ise son nokta oldu, benim de cocuklukta yasadigim birseyden oturu palyacolara bakama durumum mevcut :) bu vesileyle de yorum birakmis oldum. Takipteyim, sevgiler :)

    ReplyDelete
  4. tanışmasak da birbirine benzeyen insanlarız, uzaklardan da olsa birilerine dokunabilmek ne güzel :) belki düşündüğünden de çok benziyoruzdur ;)

    ReplyDelete

siz de buyrun