Sunday, December 12, 2010

155


Ne zaman büyüdük biz, ne zaman arttı sorumluluklar, ne zaman geldi yapılması gerekenlerin vakti?

Bir langırt masasında başlayıp, tabu oynarken filizlenmişti içimizdeki sıcacık duygular, sonra iki şehir arasında İstanbul-Ankara arası ışıkları hiç sönmeyen tren kompartımanlarına, rengi solmuş ucuz biletlere sığdırmaya çalıştık. Sonra büyüdü mesafeler, ama Belçika-İsveç arası da mekik dokuduk. Yine yakınlaştı dünyalarımız. Ülke ülke gezdik beraber. 4 yılın sonunda, en sonunda, aynı şehirde yaşamayı başardık derken, şimdi de 'vatani görev' engeli araya. Yıllarca birbirini hem onaran, hem de biraz daha acıtan o iki hassas kalp, yollarda, telefonlarda, mesafelerde, uzaklarda büyüdü ve şimdi biri elinde hiç tanımadığı bir şehirde kim bilir nasıl insanlara kalabalık koğuşlarda yaşamaya başlarken, diğeri öteki uğruna geldiği şehirde yapayalnız ötekinin geride bıraktığı tişörtünü koklayıp gözyaşı döküyor...

Bu 6 ay da geçiverecek biliyorum.

Ama yine de çok zor-muş...

Daha ayrılalı 12 saat bile olmadı, ama şimdiden çok özledim...

No comments:

Post a Comment

siz de buyrun